- Annemin mağaza dolaşmasına sinir oluyorum. Ne var, bak al işte hemen. Onun yerine şöyle market market dolansak, ben raflardan istediğimi sorgusuz sualsiz alıp yesem, fena mı olur? Zaten artık raflara çıkabiliyorum, para kavramım da yok, direkt açıp yiyorum. Ama yoook. Her şeyi bilen kadın, ona da el atar. Annecim o olmaz, oğlum o zararlı, ama hepsini alamayız ki... Bana bunlarla gelmeyin!
- Artık arabanın şoför koltuğuna 2 dk lık ta olsa oturmayı başardım. Anahtarı takıyorum. Işıkların sönmesini bekleyip çalıştırıyorum. Far, sinyal, silecek... Allah ne verdiyse...Sadece yukarı aşağı giden fonksiyonları ben dört fonksiyona dönüştürdüm. Sağ-sol, aşağı - yukarı. Şansımı biraz zorluyorum sanırsam:) Kornaya basmaya bayılıyordum, artık onu sevmiyorum. Çünkü ona basarsam artık arkaya geçmem gerektiğini biliyorum.
- Kendimden büyüklerden tırsıyorum ya da başa çıkamadığımda ağlıyorum. Küçüklerin sesi soluğu yok, ellerinden çekip alıyorum. Nıhahaha
- Annemin adı: Özge abla. Babamın adı: Emre/baba .Babaannemin adı: Eysel Hanım. Anneannemin adı: Yuyayü( Yurdagül). Dayımın adı: küçük dayı( Orhan deyince kızıyorum, o benim küçük dayım ). Büyük dayının ismi: Öttan ( Özkan ) Dedeler halalar amca tamam zaten. Kaybolursam, hadi yine iyisiniz
- Boyumdan beklenmeyen cümleler kuruyormuşum! Ne sandınız ya!
- Oyun oynamak istediğim için Yağmur halamın duşa girmesini istemedim.Ama yıkanmam lazım, pis oldum dedi. Ama Yağmur ' Sen pislik değilsin.'
- Annem göbeğine krem gibi bir şeyler sürüyor. 'Annecim çok geçmiş olsun'
- Balkondan bir baktım, rüzgarlı havada boş poşet uçuyordu. Çağırdım bizimkileri. ' Çöp koşuyor. '
- Annem yatakta otururken uyuyakalmış, babam da benimle ilgilenmeyip bilgisayara dalınca sinirlendim. Annemin yanına gidip yattım. Yokluğum babamın da yeni aklına gelmiş olacak ki! bana bakmaya gelmiş. Trip yaptım, yüzümü annemin sırtına saklayıp' Sen git bilgisayarınla oyna!' dedim. Ama sonrasında bir yalakalık, bir yalakalık... İşe yaradı.
- Babamın arkadaşının kızı, Zeynep Hazal'ın doğum günü vardı. Diğer bir arkadaş Mustafa da vardı. Hazalla aynı aylarda olduğumuzdan pek anlaşamadık, sürekli birbirimizin elindeki oyuncakları istedik. Hele o pembe bisiklet... Ön ayakları hafif olduğundan sürerken defalarca düşmeme rağmen çok sevdim. Hazal bisikletini isteyince de kıyamet koptu. Anneme babama durumu şikayet ettim, şikayet ederken ağlamaktan konuşamadım bile. Paylaşmalıymışım, paylaşmıycam işte, hıh!
- Yaşıtım ya da az büyük birilerinin evine gidince mutlaka 5 dk da bir ağlama krizim tutuyor, elimdekini alıyorlar ne yapayım. Küçükse sorun yok ta, söylemesi ayıp, benden büyüklerden biraz tırsıyorum :) Sanki ben ağlamaya bayılıyorum! Etrafımda hiç yaşıtım yok, olanları da ayda yılda bir kez görüyorum, nasıl davranacağımı bilmiyorum işin doğrusu.
- Kekeliyorum bazı kelimeleri, annem tekrar çalışmaya başlayınca oldu olan. Çok uzun sürmedi Allah'tan...
Babymall gezimiz. Sevdim ben burayı. Hele trambolini. Tüm arkadaşlarım zıplamalı.
Meşhuuuur pembe bisiklet. Seni sürmek için, ne çektim be! Benden polis olmaz:)
Tatlımıyım babaaaa? Böyleeeee? Peki böyleeee?
Açık çayımı mutlaka içerim /Problem mi var gardaş ! /Adam oldum, kendim yerim.
Nasıl yapıyordu babam? Mmm, şöyleydi galiba? Fena olmadı ya. Azcık ta kol kaslarımı çalıştırayım.

Tövbee. Bebekken neyse de şimdi kızıyorum bak çekmeyin böyle pozlar! Siz yandaki yakışıklıya bakın
Hamza atlıyormuyuz dostum, -Annem kızmıyo olum, tabi atlıycaz, -Hadi o zaman, yaşasın Vildan Teyzeee!











0 Yorum Yaz “Bu Ayın Teması: Beklenmeyen Cümleler ( 23-24 ay )”