Son Haberler

Bu Ayın Teması: Yapmıycam! ( 28-29 ay )

Elvankent'ten Törekent'e taşındık. Çok zor olmadı aslında, çünkü yeni evimiz müstakil bahçeli. Başlarda Elvankent'teki evimize gidelim diye mızırdansam da şimdi her şey yolunda. Annem her gün çamaşır yıkıyor, evimiz börtü böcek, yan komşunun tavukları var, diğerinin köpeği, hindisi...Bahçemize çöpleri karıştırmaya yavru kediler de geliyor. Az ileride koyun besleyen amcaları görüyoruz. Pastoral şiir tadında, satirik bir hayat sürüyoruz.

- Türkçenin bazı yerlerinde dilbilgisi hataları var, Tdk ya yazdım cevap bekliyorum. Örneğin, olumsuzluk eki neden -me -ma neden var? yüzerim - yüzmezim, severim-sevmezim, yatarım-yatmazım kalıpları dilimize çok daha uygun. Derhal değişmeli.

- Arabesk takılıyorum bu ara. Şimdi sizlere şarkılardan esinlenerek yazdığım bir kaç şarkı taktim etmek isterim' Küçük kurba küçük kurba kuyruğun nerede? Kuyruğun var kuyruğun var yüzmezim derede. ' 'Yağmur yağmıyor seller akmıyor arap kızı camdan bakmıyor.'

- Baba, bu kız güzel mi?

- Güzel kızlar öpülür, çirkin kızlara :P yapılır. Babam öğretti, annem de kızıp duruyor. Ne var ki bunda kızılacak, ne kadar erken öğrenirsem

- Kardeş, bak, eğer gelirken bana bisiklet getirmezsen, seni döverim.!

- Seninle kaymakamlığa gidelim mi? - Kaymak almaya gitmem ben!

- Sincan'a gidelim mi? -Fincana gitmem ben . Sonrasında olayı anladım tabi ki, ertesi gün babama ben teklifte bulundum - ' Baba, paran var mı? Fincandan kavun karpuz alalım.'

- Annemden ala ala kirpiklerimi hassas cildimi ve kansızlığımı almışım, sağ olsun genleri. Cildim o kadar hassas ki bir sinek ısırığı bile günlerce kalıyor vücudumda. Sineklere sesleniyorum geçenlerde, tam da babam kamerada beni çekiyor. ' Sinekler, neden beni yediniz? Ben köfte miyim?  Ben patates kızartması mıyım? '

- Babannem ve Melike halamla Optimum Alışveriş Merkezine gitmiştik. Otobüste ayaktayız hepimiz, hepimiz derken ben babaannemin kucağındayım. Halama kızdım' Görmüyor musun babaannemin dizleri ağrıyor, beni sen taşısana!' Tabi, o kadar bağırdım ki otobüsteki uyku numarası çeken biri kalktı babaanneme yer verdi. Otobüsten indikten sonra da, Veyis dedemden öğrendiğim gibi 'bırsımba bırsımba' diyerek otobüsün tekerleklerini patlattım.

- Babam annem , değişiklik olsun diye otobüsle anneannemlere gittik. Ama anlamadığım bir şey vardı,otobüste ulu orta söylemekten çekinmedim. '' Baba?, bu şoför acemi galiba, sürekli tıs tıs yapıp duruyor!'' Sonrasında şoför amca beni yanına çağırdı, tırsarak yanına gittim, neyse ki sadece adımı merak etmiş. Beni şikayet etmez inşallah!

- Ben temizlemesem arabamızı götürecekler üç harfliler! Pislikten içeri giremiyoruz ya, bu ne pasaklılık. 

- Yolda yerde yatan bir kedi gördüm. ' Merhaba ölü kuş, kedicikler seni yemiş, yine görüşürüz ölü kuş, yarın yine gelirim.' dedim, dehşetle bana baktı annem. Ne var ki bunda, ölüm hepimiz için, vadesi yetmiş garibin.

- Annemle meşhur sarı akülü arabamla parka gittik. Ama ne araba, kasisten geçerken auro müzik ve ışıklar, farlar, radyo falan o biçim. Seçim arabası mübarek. Dönüşte sevinçten ' Bugün kendimi çok iyi hissediyorum annecim' dedim. Kurduğum cümleye şaşırmış!

- Reklamlarda sürekli canımın çektiği şeyler var ama öyle bir işlenmişim ki ' Abiler bunun zararlı olduğunu bilmiyorlar mı, zararlı şeyleri almışlar, anneleri söylememiş mi onlara ' diyerek kendimi avutuyorum.

- Gimsa'ya gidelim mi anne?  Olmaz! -Sarı arabayla gidelim mi? - Olmaz, Gimsa çok uzak - O zaman mavi küçük akülü arabamla gidelim? - Olmaz -Tamam, o zaman Yunus markete gidelim!    Çareler tükenmez!

- Annecim? Efendim oğlum ? Bunları neden çöpe atmamışlar ki, ayıp değil mi?

- ' Annecim soğuk suyla yıkama tamam mı, kızma bana, bir daha seni üzmeyeceğim.' Etkili mi, evet etkili, tavsiye olunur.

- Mahmut dedem bana kanarya kuşu almış, daha benim gibi çocuk ergeni, ötmeyi yeni öğreniyor. İsim babası benim, Badem. Beni görünce, sesimi duyunca mutlaka öter. Bir kötü huyu var ki, sürekli etrafı pisletiyor. Geçen aldım karşıma, konuştum ' Badem, ben sana demedim mi, yeni süpürmedik mi biz buraları, yine pisletmişsin oğlum. Bak, temizlerken ayaklarım ağrıyor, yoruluyoruz annemle! '

- Emine halam geldi, özlemiş beni belli. Öpeyim mi bir tane diye izin istedi, nezaket kokan bir hareketle. Öpmesini istemedim, hayır diye karşılık verdim. Tabi ki nedenini sordu. ' Çünkü seni sssssss( sevmiyorum )' diye açıkça söyleyemedim, eksik cümle kalıbı kullandım. Anlamıştır herhalde.                  


Arka bahçemize komşu olan parsellere verdiğim görsel rahatsızlıktan ötürü özür dilerim.
Babaannemle hamur oynuyoruz, grand-dough! 
Bahçede ilk yemeğimiz. Hayret, annem yemek yapmış!
Tabi ki göstermelik, yermiyim hiç
Bahçeyi seviyorum yaa, dayımla bahçe daha da güzel
Dede!az daha yanaştır tabağı          Yoksa paşazadeye karşı mı geliyorsun        Ceviz ver ceviz, ha şöyle yola gel
Gurul gurul sesler geliyor içeriden, yoksa çok mu su içtin anne?
Az kafanı eğ dediler, biraz yanlış anlamışım
Anne, şey, azıcık ıslandım da
Şurup gibiyim şurup                                     Turp gibiyim turp turp                                     Öptüm seni şap şup
Fakir mahallesinde zengin olmak zor
Odamı bir daha göremeyeceğiniz hali, en temiz haliyle...
Annecim, sana boşuna toplama demiştim
Ketçaplı yaprak sarması mı? Bayılırım
Yoo, hiç te küçük olmadı, tam bana göre!
Baba, kameraya baksana, valla yakalandık anneme
Ramazan dolayısıyla etimesguta oyun alanı gelmiş, hiç bakmayın öyle, tortuyorum evet!
Güzelim Özsüt dondurma dururken bazen de ev yapımına maruz kalıyorum.
Ah bu sinekler, yediniz bitirdiniz beni! Ben patates kızartması mıyım, ben köfte miyim?
Babaannem ve Selo dayımla Yıldızlı parkta...(Harikalar diyarı diyor büyükler)
İkea bahane, dondurmalı irmik tatlısı şahane
Koskoca kadın ayakta, bacakları ağrıyor, ayıp size!                                                                      Ha şöyleee..
Emine halamın doğum günü ve babaannemin dev pastası


Etiketler


0 Yorum Yaz “Bu Ayın Teması: Yapmıycam! ( 28-29 ay )