Geçen anneannemler gelmiş. Bizim evin aşağıyı gösteren kamerası var. Oradan Özkan dayımı gördüm, görünce de çıldırdım tabi. Ha bir de ellerinde paket gibi bir şeyler vardı, annemler farketmediler bile. Hediye getirmişler, hediyeeee diye bi o yana bu yana deliler gibi koştum, pek oralı değil gibilerdi bizimkiler. İnanmayanlar utansın, hediyeymiş işte hıh!
Reklamlarda gördüm, eğlence başlasın deyince hep birlikte eğleniyorlardı. Ben de anneme diyorum' Hadi eğlence başlasın, bir mezdeke attırsın ortaya ne bileyim ya da hip hop açsın eğlenelim, nerde, anlatana kadar dilimde tüy bitti.
Küçük dayıma neden Orhan diyorlar ki, anlamadım. O Orhan değil, Küçük dayı!
3-4 gün önce annemle markete gittik. Kasada bana agucuk bugucuk yapan bi teyze vardı.Hiç haz etmem bilirsiniz. Annem de zaten susturucu niyetine bana beyaz leblebi almış kasada sıra beklerken yiyeyim diye. Daha fazla teyzeyi dinlemeyeyim diye annemden leblebiyi istedim. Neyse ben yiyorum tabi ikişer üçer. Teyze yine susmadı. Aman da şu tatlı çocuk ne yiyomuş,mama mı yiyomuş, bana da versene falan... Ben de dayanamadım ne yapayım. 'O mama değil, o beyaz leblebi!'
Bakın buradan söylüyorum. Beni oyalamak için oyuncak reyonuna çıkarmayın, almayacaksanız da alıyormuş gibi yapmayın. Neyse efendim, sözüm onlara, bizimkiler bana bir topaç aldılar ışıklı falan. Aldılar derken alacaklar, mağazadayız. Kasaya doğru gidiyoruz ama kullanıldığını bir türlü çözemediler. Çözemedikleri gibi bana da vermiyorlar. 'Babacım, ben de deneyeyim' nidalarım yanıtsız kaldı. Kasada bıraktılar. Beceriksizler
Her hafta, bazen haftada 2 kez balık günümüz var. Balıkçı amca artık bizi biliyor. Bana her gittiğimde balık sevdirir. Son gidişimizde de bana kurutulmuş deniz atı hediye etti. Yenilecek bir şey zannettim ben de! Aman amca, ne yapayım ben deniz atını. Limon falan vereydin bari:)
Annemin telefonundan resimlere bakıyoruz. Çok eski bir fotoğraf vardı. Ben küçükken arkadaşımla çekilmişiz, daha sırt üstü yatma zamanlarımız. Onu görünce.'Aaa arkadaş, maşallah ona' dedim. Babannem, bilinç altıma yerleşmiş anlaşılan:)
21 ay-2/4 hafta
Yazar Özge Öztürk TOKEL 03:59 Anil Kerem
Babannemle koşturmaca oynuyoruz. Oyun havuzunda keşifteyim, pek hoşlanmadım.
Önce alttakine bakayım, yok yok üsttekine. Hepsi çok güzel ki bunların.
İşim gücüm- boyumdan büyük, küçük hiç farketmez- bir şeyler iteklemek, araba sürmek.
Her ne kadar annem erkek-kız oyuncağı ayırt etmese de genlerde var.
Etiketler
Anil Kerem










0 Yorum Yaz “21 ay-2/4 hafta”