Emine halamı çok özledim. Ben onu, görüntülü kameranın öteki tarafında sürekli beni bekliyor zannetmiştim. Israrla halama bakmak isteyip te orada olmadığını görünce ikna oldum.
Pis pis sırıtıp hadi poz verin diye peşlerinde dolanıyorum bizimkilerin. Onlar da çok salak pozlar veriyorlar. Hayatlarında daha önce poz vermemişler mi hiç bunlar!
Artık üzerime yorgan, battaniye vs. örttürüyorum diye seviniyor annem. Ah be şaşkın anam, bezim çıkınca, o boşluğun yerini ne dolduracak zannediyordun? Popom donuyor. Şşş, konu açılmışken, daha kalın bir şeyler varsa onu da örtsene! Geceleri üşüyorum da.
Bu aralar bir kere bile dokunmuş olsam o şey 'BENİM' ... Sevmediğim o yemek, kaka yapmadığım o lazımlık, oynamaktan sıkıldığım o oyuncak yine de benim anlıyormusunuz! Kimseye vermem.
Eskiye göre, bir nevi çıplak popoyla, dışarı çıkarken, mermer üzerindeki ayakkabı giyme ritüelimiz eskisi gibi eğlenceli değil, Buz gibi...' Acı veriyor ' Annem ısrarla ,Aa acıyor mu oğlum dedi, ben düzelttim. Neredeyse çıplak bir popoyla mermerin üzerinde ayakkabı giymek 'Acı veriyor! ' Biraz empati lütfen!
Sürekli mutfakta olma gibi bir hobi edindim. Orada olmak çok hoşuma gidiyor. Annem ısrarla ve bazen de sinirle ' Ne var ki oğlum orda, neden gitmek istiyorsun?' diyor. Ben de oyun oynayalım mutfakta diyorum. Orası oturma odasından daha eğlenceli bence, sana göre olmayabilir, Hıh!
Babam eve geldi geçen akşam, ''Babacım günün nasıl geçti'' dedim, şoktan çıkamadılar. Nasıl yani mi? Bence acayiplik sizde.
Annem geçen hiç te alışık olmadığım bir şeyler yapıyordu ayna karşısında. Almış eline bir kalem, gözünün altına resim yapıyor, Tövbe Yarabbim! Şok oldum. Sonra kendi kalemlerimle kendi gözümde deneyeyim dedim, annem damladı hemen!
Bu hafta tuvalet maceramın başlangıcına denk geldiğinden onun ile ilgili çok anım oluştu. Örneklersem, Annemle beraber aldığımız arabalı küloduma istemeden de olsa kaçırıverdim. 'Arabalı külodum ıslanır, ağlar' diye hemen yetişeyim dedim tuvalete, olmadı... O anda annemin yüzünde, hiç çaktırmasa da hafif bir burukluk sezdim. ' Anne sen mutlu ol ' dedim. Hemen şarkılar, türküler, kahkahalar... Bu kadın, oyuncu olacak kadın yemin ederim. Hemen kılık değiştirdi. Bu konuda kime çektiğim belli oldu.
Kakadan sonra programlanmış gibi 'Bisküvi gofret' diyormuşum, ya ne diyecektim. 'Anne gel kakamı sil' mi bekliyordunuz? Bunun bir ödülü olmalı elbet, kıymetli kakam o benim...
Tuvalet bahanesiyle, sırf ben daha çok lazımlığa oturabileyim, en azından oturduğum anda kalkmayayım diye televizyon bu günlerde epeyce bir serbest, yaşasın:) Kaka, çiş... sonunda bir işe yaradınız!
Elektrikli süpürge, rondo, saç kurutma makinası, matkap...vs gibi sesli çalışan her şeye karşı takıntım var. İnanılmaz derecede korkuyorum. Annem de korku ayağına, saldı gidiyor. Bu gidiş hiç hayra alamet değil, söyleyeyim
Evde tıkılı kaldık annemle, havalar çok soğuk, pencereden dışarıyı seyrediyoruz. Güvercin pencerenin önüne kakasını yapmış, Artık nasıl beynime işledilerse söylediğim şeye bakın : ' Hiç olmuş mu kuş, kakanı tuvaletine yap '
Her ne kadar hasta olsam da bu durum bana ayrı bir karizma kattı.Sakin sakin oynuyorum, boyamak ciddi iştir!
Size kalmadım, kendi kendimin fotoğrafını çekebiliyorum. Tuvalet alışkanlığından beri biraz sinirli uyuyorum, çok yorgunum dostlar
Kakadan sonra ödül olarak oynamama izin verilen taslarla su oynama işi bitince, bizimkilere çaktırmadan diş fırçamla lavaboyu da temizleyeyim dedim, az bir yer kalmıştı, yakalandım








0 Yorum Yaz “21ay- 1/4 hafta”