Son Haberler

Bu Ayın Teması: Hayır! ( 31-32 ay )

- Kırıkkale' ye gittik Kamuran Halamları ziyarete. Kendisi babamın halası olur. Kağan' ın gelmesine biraz bozuldum ama artık alışmak gerek, kuyruk! Gelirken de iki tane köy tavuğu getirdik bagajda. Diyorum diyorum da, size şaka geliyor sanırım. Valla da billa da köy hayatı yaşıyoruz. Hayatımız şaka gibi gerçi, bir de öyle bakmak lazım. Bagajda tavuk mu gelir te Allah' ım! Ayrıca buradan anne ve babama seslenmek istiyorum. O kümes benimdi, babamla birlikte hani yaşamak için yapmıştık? Hani açık yerinde Kağan kalacaktı, kapalı yerinde ben kalacaktım. Bahçeye her çıktığımda orada hayaller kuruyordum. Yazıklar olsun size. İnşallah yumurta vermezler de görürsünüz!

- Anne, dondurma yiyebilir miyim? - ( Kahvaltımı da yapmadığım için sinirlidir kendisi ) Ne dondurması, şu havaya bak, bu havada dondurma mı yenir? - ( Bir süre sonra tekrar şansımı denedim ) Anne, peki çikolata mevsimi geldi mi? 

- Annemle etrafı turlamaya çıktım. Gezdik, dolaştık, sonra da markete girdik. Annem çikolata reyonunda aç kediler gibi dolanıyordu, kıyamadım. Hadi çikolata alalım dedim, gözleri parladı. Yarı yarıya paylaştık, delilleri de çöpe attık. Babaannemin evine geri dönünce de kan şekerim iyice düştü, ne yesem yesem? Babaannemin yanına gittim olanca sevimliliğimle, ' Bana çikolata verir misin? ' Olmaz, çorbadan sonraymış. ' Vermezsen verme, biz zaten aldık senden habersiz annemle Bim' den aldık, yedik geldik bile! ' Hıh!

- Tamam doğal falan da, her şeyin bir sınırı var! Çürük ,çarık, lekeli, şekilsiz...Onları anladım ama o armutta bir tuhaflık vardı arkadaş!  Elipsle yuvarlak arasında gidip gelmiş, jaguar şeklinde jaguar desenli...  Üstelik baktım bir bölümünü benden önce birileri yemiş. Hemen annemi uyardım ' Jaguarın ısırdığı yeri ben yemem anne! '


- Kağan' ı ninni ile uyuttum, daha da yaranamadım ' Piştidi oğluma piştidi, piştidi kuzuma da piştidi ' Yine azarı ben işittim. Ne var, sessiz olacakmışım. Ben seni çok sessiz bir ortama götürürdüm ya neyse, sözüyle geçiştirdim sadece ' Kağancım, sen büyüyünce bodrumcu mu olacaksın? ' Gerçek manasını anlamamışlardır değil mi?

- Şeytanın bacağını kırdık, Kağan' ı anneanneme sattık, annemle elekçi gibi dolanıyoruz. Meyveli süt aldı bizimki dönüşte, güya gönlümü edecek. O nasıl gönül etme anlamadım ben. Büyük iştahla içiyorum, en güzel yerinde, azıcık ta ben tadına bakayım dedi. Koca kadın, yaşından utan! Bir fırt çek, iki fırt çek. Zaman durdu sanki. Müdahale ettim hemen, ' Tamam yeter anneeeee!,  Salladım, baktım, Allah tan bitirmemiş! 

- Tam bir kaju ve şam fıstığı delisi olan ben, ikinci kase fıstığın ardından eve gitmek zorunda olduğumuzu öğrendim. Annem ayakkabılarımı bağlarken, azık olarak koysunlar diye anneanneme şöyle bir baktım. Başladı anneannem fıstığı poşete doldurmaya. Her şeyi bilen kadın, duruma hemen el attı! Yeter anne, koyma anne. Bıdıbıdıbıdı. Sen misin her şeye karışan, lafı yapıştırdım ' Sen karışma, koysun! '

- Kardeşim bir yandan ağlıyor, benim çişim geldi, elektrikler kesildi, evde ışık namına kullanılabilecek aletlerin yeri muamma, telefonun şarjı can çekişiyor. Ne muhteşem bir manzara. Üzerine öyle şiddetli bir yağmur yağdı ki evde her yer şıp şıp... Sonunda ışıklar geldi. Üst kata çıktık annemle. Çatı kapağından, pencerelerden, dış kapıdan... Her yerden sular girmiş, halılar batmış. Çatı kapağından akan su bilgisayar, masa, merdivenler ve oradan da dünya turu yaparak alt kata inmiş. Annem apar topar Kağan'ı yatırdı yatağa, kendisi mızırdanadursun, biz başladık havluları pencerelere dayamaya. Oyun gibiydi, annem ' Hadi Keremcim, havlu bul bana, hadi bir şeyler daha bul...vs '  dedikçe havaya girdim. Artık evde bir şey bulamayınca, çekmecemden itfaiye arabamı buldum' Annecim yetiştim yetiştim '

- Dedem beni eğlendirmek için Optimum' a götürecekmiş. Banane banane, gitmeyeceğim annem gelmiyorsa! Bebek miyim ben , zorluyorlar bir de, kandıramazlar! ' Kağan büyüsün, babam da işten gelsin, hep beraber gidelim Veyis dede '

- Telefonda konuşmak istemediğim kişileri ' Al anne, seni istiyormuş ' ya da ' Annem seni istiyor ' diyerek başımdan savıyorum. Ama tabi durum tam tersi ise kapıyorum telefonu. Annemi isterlerse de bozuluyorum ha ' Annemi napıcan, boşver, benimle konuş. '

- Anne, bu numara kimin?(444) - Hmm, bilinmiyor.  - Bilinmiyor amcayı geri arayalım mı ?

- Arabada giderken İrem Derici' nin şarkısı çalıyor. ' Özkan dayımın düğün şarkısı ' deyiverdim. Hay demez olaydım. O nasıl bir bakış bizimkilerde. Dikkatli olan herkes hatırlar, hiç müzik kulağı yok mu bunlarda!? 

- Anneee, koş ' Deve kuşu gibi çişim / kakam geldi ' 

- İyice sıkılmıştım, annem bana lego oynamayı teklif etti. ' Aferin anne, iyi düşündün.'

- Annemin eşyalarını karıştırırken çok güzel bir kolye buldum. Önce kendime taktım, yakıştıramadım. Herhalde annemindir diye geçirdim içimden. Anneme uzattım ' Al anne, bu gelin kolyesi ' Bir kere de seslenme de takıver, olmaz! Sanki ben gelin olmadığını bilmiyormuşum gibi ' Ben gelin miyim oğlum peki? ' sorusu gelince  ' Olsun, gelin olunca takarsın.' dedim. Kıkırdak, yine güldü. Uyuz!

- Anne: Kırıkkale -Ben: Tırıttale  -Anne: Kırıkkale -Ben: Tırıttale -Anne: Hi hi, Tırıttale. ' Bana ikanma (ökenme) anne! ' Taklitimi yapanlar bin beter olsunlar!

- Mutfak masasının üzerinde, içerisinde tuhaf şeyler yüzen, sarımtırak renkli bir su gördüm. Kompostoymuş.  Sade su içseler olmaz sanki, her güne yeni icat! Bildiğin ' Kompost_su '

- Babaannem beni sürekli kuzumun kuzusu diye sever. Anlamayanlar olursa diye hemen açıklık getireyim ' Baba babaannenin kuzu, ben babanın kuzu ' Anlaşılmayan bir şey?

- Halamla parka gittik, parktaki çocuğun adı da Miraçmış. Amcamın ismi yani. Amcamın adını niye aldığını anlayamadım. Hala sorguluyorum, olur mu canım öyle şey!

- Uyku problemi -  daha doğrusu problem yapan annemdir - beni çileden çıkarıyor. Uyumak istemiyorum arkadaş! Keyfimin kahyası mısın? U-yu-ma-ya-ca-ğım, uykum yok, canım uyumak istemiyor. Hepsi ya da her hangi biri. İlgilendirmez. Kafamla ayaklarımı aynı anda yere koymayı beceremiyorum belki... Gece olunca, ' Uyumuyoruz, yok biz sadece ayaklarımızı dinlendiriyoruz ' bahanesiyle benim ufacık yatağa geçiyor bizimkiler. Çok yorgunlar ama nedense, dinlenmek için benim yatağı seçmişler! Mantık paçalardan akıyor! Uyku numarası yaparken bir de komik oluyorlar ki sormayın ' Siz yatın uyuyun, ben canım isteyince yanınıza gelirim, tamam mı? ' dedim, ikisinin de gözleri açılıverdi. Hani uyumuştunuz siz? Ayrıca öğle uykusu denen şeyi ortaya atana, her gün her gün yemek yemek zorunda olmaya kılım.  Şaka değil, depresyondayım.

- Annem iki de bir, ' ... ister misin Keremcim ? , diyip duruyor. Sanki beraber yapınca başı göğe erecek. ' Çok sağol, ben istemiyorum, ama istersen sen yapabilirsin. '


- Yağmur halam ' Çok tatlısıııııııınnn, yerim seni ' diye bağırıyor evin içinde. Yok bu kıza öğretmemişler adab-ı muaşereti. ' Ben tatlı değilim, acıyım, acı kırmızı biberim, şaşkın! '

- Amcamla camiden dönerken, avludan bir koku geldi burnuma ' Burası bir şey kokuyor amca ? dedim. ' .ok kokuyor amcam ' dedi. Al bir tane daha, kibarlıktan kırılacak kendisi!  ' Yani kaka gibi mi? ' diye kibarlaştırdım nesneyi. Gübreymiş meğersem. 

- Çizgi filmde Niloya, uyuyan tosbişini uyandırmamak için, etrafından dolanan karıncaları görünce dize geldi, bundan sonra kendisi de uyuyana saygılı olmaya karar verdi. Bunun adına - karınca saygısı - dedi. Aferin Niloya, çok taktir ettim seni, ben de hemen uygulamaya geçtim. Bizim Kağan tosbahası yukarı katta uyurken, ben alt kattaki ekmek torbasını aşırdım ve yukarı kata anneme seslendim. ' Anneeee, kuru ekmek saygısı yapıyorum. ' 

- Soğuk havalarda başımıza geçirdiğimiz şeyin adını yine unuttum bak. Şapşon ? Şapkon ?Papşon ? Yok değil değil, neyse bulurum. Siz resimlere göz atın.


Yemeyiniz!
İşte jaguarın yediği yer, şimdi bana inandınız mı?
                                                              Tamam, oyuncaklarımla oynamamanız için merdiven başında bekliyor olabilirim ama gitmeyin
                                                      Anne bak yaprak                                                                 Hoooop                                                                   Yaşasın
                        Yurt dışından gelip te bana uyan tek şey, fularım

Çok tarzım ama değil mi?
                                  Fular+baba terliği+ plastik terlik                  Kırmızı sıfır yaka kazak+beyaz parlak papyon+çizmeler                     Ev içinde antenli yün şapka
 Tarz deyılım, Nurella' nın kuşu daha gebermediyse , şu an kesin harakiri yapıyordur
  Sıkıysa ikisini birden sen tut ta görelim!
Ve tam ortadan vuracaksın, işte buna göz derler
Parkta taşlar yerde gelişigüzel duruyorlardı, hemen kategorize ettim. 
silindir, küp karesi, yuvarlak ve sosis
 Duydum ki benim mekanıma gelecek olan varmış, keserim lan o tavukları! Siz o kümesi sahipsiz mi sandınız?
                                                Mmhh, enfes                                                                                     Ama anne, bir fırt çekecektin hani, bitirmişsin!
                 Çok seviyorum çok bu eşek sıpasını,  şimdiden sırtıma çıktı bile, daha ne hallere gireceğim kim bilir
'Karahindibaları yuvalarına yollamalıyım' kelime haznem iyidir iyi.
                                                           Tut baba, aman dikkat et!                                                                                                Anne, pozun sırası mı?

                                Böyle değildi dur                                              Dilimi de çıkarayım, hah tam böyle
Daha ölmediniz mi siz? Azcık daha şampuaaaan ve tamam galiba, biri gitti
Anne çekmesene, ne işim olur benim kadın işiyle, kurabiye çörek falan !  Afişe etmeye gerek yok
Yok canııım, ne yaramazlığı, ilahi
Günün sonu Baba pestil ve oğul pestilleri
Yüksek oranda şeker içerir.

ÇOK SEVİYORUM ÇOK


Etiketler


0 Yorum Yaz “Bu Ayın Teması: Hayır! ( 31-32 ay )