Minitown kasabası
Yazar Özge Öztürk TOKEL 06:41 Etkinlik , son-yazilar
' Devler ülkesindeki cüce misali şu dünyadaki halimiz, yok mu bizi de anlayan şu hayatta? ' ' Bizim sürekli yukarı bakmaktan boynumuz kırıldı, onlar da birazcık eğilsinler de belleri kopsun! ' diyenler, elleri göreyim? Şimdi, hazır olun, size süper bir haberim var. Tam bizim boyutlarımızda, tam seveceğimiz şekilde küçücük bir kasaba yapmışlar, adını da Minitown koymuşlar. Nüfusu 2.000' den az, bu ne biçim kasaba arkadaş, buradan köy bile olmaz demeyin sakın. Her şeye hayır diyen çok bilmiş ebeveynlerinizi kolundan tuttuğunuz gibi götürün. Anlasınlar bakalım, kendilerinden kat be kat küçük bir dünyada hayat nasılmış!
Bebek bölümü genel görünüm
Daha çok ayakta yeni yeni durmaya başlayan veletler için ama beni de cezbetmeyi başardı. Bunun gibi duyulara hitap eden, duvara sabitlenmiş, ilgi çekici bir çok ahşap oyuncak var. Duvarlar yumuşak malzeme ile kaplanmış, oyuncakların sivri köşeleri yok, dikkatimden kaçmadı yani. Epey eğlendim. Sıra kasabada:
Kasaba bölümünden bir parça
Annem babama doktor olamayacağımı söyledi ama kendisi durumunun farkında bile değil! Muayenehaneye girdik. Steteskopla kalbini dinlemek istedim ama midesini dinlemişmişim yanlışlıkla, çok bilmiş!
Ben sizden daha iyi biliyorum, al işte burda!
Burası da bakkal. Diğer çocuklar dağıtmamış olsaydı, her şey çok daha güzel olurdu, soğan patates mısır...vs her yere dağılmış, kasada para kalmamış, yapbozları da saçmışlar, cık cık! Yine de kasanın başında oturmak, fiş kesmek, beleş alışveriş yapmak hoşuma gitti.
Kapısından bile geçmeyelim dedim, zorla soktular. Her gün gidiyorum zaten, yetmedi mi!
Yap-boz, masa, tahta, oyuncaklar yine dağılmış vaziyette ama umrumda değil. Önemli olan mekanda bulunmak.
Burası ise sinema/tiyatro salonu.
Yuvarlanma, tek ayak üzerinde durma, şınav gibi marifetlerim var. Şovumu seyretmek isteyenler ayrıca eve buyursunlar. Giriş bedava, yemek falan bulamazsınız, söyleyeyim.
Eğer kimsecikler olmasaydı, saatlerimi geçirebileceğim süper parkur
Minitown' un yanında Smilekids jimnastik salonu var, ikisi birbirine bodrum katı ile bağlı. Top havuzu ve parkurdan oluşan çok eğlenceli bir parkur düzenlemişler. Çocuklar en çok orada vakit geçirip eğlendiler. Nerede çok çocuk varsa ben tırım tırım kaçtığım için, mekandan uzak durmayı tercih ettim. Tek başıma olsaydım keşke, harika vakit geçirebilirdim. Asosyalim, kabul!
Kasabaya hakim bir alanda kafeterya düzenlemişler. İsterlerse ebeveynler içeri girmeden, çay kahve eşliğinde oradan bizi gözetleyebiliyorlar. Bu gözetlenme fikri hiç hoş değil,gelsinler de azcık peşimizde koşsunlar canım, bu ne rahatlık!
Sincap Çocuk Tiyatrosu
Yazar Özge Öztürk TOKEL 09:50 Etkinlik , son-yazilar
Şubat ayından kalma gecikmiş bir yazı. Antares Alışveriş Merkezi' nde ASM Sanat Merkezi Sanatolia sahnesinde sergilenen bu oyunu siz de seyretmek isterseniz, istikamet ' Sincap Çocuk Tiyatrosu '. Yok ben tiyatro sevmem, koltuğumda oturup patlamış mısır ve meyve suyu karışımı lüpletirim diyorsanız o da olur, çünkü ortam gayet rahat.
Of! niye geliyo bunlar! Aman kim gelirse gelsin, ben mısırıma bakayım!
Biz biraz erken geldik, malum, pek sevmiyorum kalabalığı. Hele de tanımadığım insanlar varsa, ortama ilk girişte arıza çıkartmaya bayılırım. Hafta sonu gitmemize rağmen yine de ilk beş sıra bile dolmamıştı. Bunda tabi ki de salonun çok büyük olmasının etkisi var. Genel atmosfer ve görsel olarak gerçek tiyatro algısını beyinlere işliyor.Sağ köşede arka taraflarda bizler için koltuk yükseltici görevi gören minderler var. Hemen kaptık annemle iki tane.

Perdenin arkasında bir kımıldanma mı var? Çekme demedim mi ben sana!
Oyunun adı ' Masal Sandığı 'ydı. La Fontaine denilen, ünlü olduğunu düşündüğüm bir adam boş gelmemiş, yanında da bizim için sekiz masal getirmiş. Her oyundan önce masal sandığının içinden şarkı söyleyen oyuncular çıkıyor ve masallar başlıyor. Oyuncular, müzik ve dans eşliğinde, sürekli değişik rollere girerek masalları sırasıyla oynuyor. Çoğu bilindik masallarmış ama ben hiçbirini bilmiyorum orası da benim cehaletim sanırım!
+3 yazılmasına rağmen, bırakın benim anlamamı, yanımda oturan 6 yaşında kızın bile anladığını sanmıyorum. Zira bakışlarından belli oluyordu. Tek masalı bile kavrayamazken, art arda sekiz masalı kavramam söz konusu bile değildi. Çalışkanlık, kendin olmak, yalan söylememek, özgürlük gibi konular bana çok uzak kaldı. Patlamış mısır sayesinde ilk bölümü atlattım ama ikinci bölümü bünyem kaldırmadı.
Şunu söylemeden edemeyeceğim, oyuncular çok emek sarf ettiler, bir çok kılığa girdiler. Hem oynadılar, hem müzik yaptılar. Sürekli oyunu ayakta tutmaya çalıştılar. Her biri tek başına birer sahne olacak kadar çalışılmış ama işte yaş kriterinden kaybettim! Yine de ikinci yarı da dahil yerimden kalkmadan izledim.
Konunun ağır olması haricinde her şey çok olumlu idi. Belki başka bir oyun için yine gideriz. Gidecek olanlara da tavsiye edilir.
+3 yazılmasına rağmen, bırakın benim anlamamı, yanımda oturan 6 yaşında kızın bile anladığını sanmıyorum. Zira bakışlarından belli oluyordu. Tek masalı bile kavrayamazken, art arda sekiz masalı kavramam söz konusu bile değildi. Çalışkanlık, kendin olmak, yalan söylememek, özgürlük gibi konular bana çok uzak kaldı. Patlamış mısır sayesinde ilk bölümü atlattım ama ikinci bölümü bünyem kaldırmadı.
Şunu söylemeden edemeyeceğim, oyuncular çok emek sarf ettiler, bir çok kılığa girdiler. Hem oynadılar, hem müzik yaptılar. Sürekli oyunu ayakta tutmaya çalıştılar. Her biri tek başına birer sahne olacak kadar çalışılmış ama işte yaş kriterinden kaybettim! Yine de ikinci yarı da dahil yerimden kalkmadan izledim.
Konunun ağır olması haricinde her şey çok olumlu idi. Belki başka bir oyun için yine gideriz. Gidecek olanlara da tavsiye edilir.
Hani dünyaları bağışlasalar, yine de vazgeçmem özgürlüğümden
Karınca Kararınca - İLK TİYATRO
Yazar Özge Öztürk TOKEL 05:45 Etkinlik
Büyükler ne demiş? Her şey kararınca. Azı karar, çoğu zarar. Doğru söylemişler. Bu hafta sonu izlediğim tiyatronun konusu da tam olarak bu.
Anne, tiyatro ne demek? Yani bazı abiler, ablalar, amcalar, teyzeler konuşacaklar, oyun oynayacaklar. Müzik, renkli ışıklar var. Kukla konuşturma gibi. Nasıl yani, kuklalar mı konuşacak ? Yani öyle bir şey işte, gidince görürsün. Vallahi çok açıklayıcı oldu, sağol anne! Kızılay' a dolmuşla geldikten sonra, Akay kavşağına doğru yokuş yukarı yürüdük. Yürürken hopladım, zıpladım, çok ta üşüdüm. Annem Pembe Kurbağa' nın yerini sorunca ayıldım tekrar, sahi, tiyatro için gelmiştik değil mi, hoplayıp zıplamaya değil. Bir apartmanın önüne geldik, dışarısı varken ne yapıyım ben apartmanı. Birinci kata çıkarken, bendeniz tiyatroya gitmekten vazgeçtim tabi ki. Sadece bir bakıp çıkarız, beğenmezsek girmeyiz nidaları eşliğinde soluğu kapıda aldık. Al işte, içeriden çoluk çocuk sesi geliyor, hiç sevmediğim ortamlar! Başlamasına da 1-2 dk varmış, hadi başlamadan gidelim.
Girişteki ablaların ' Hoş geldin küçük adam, nasılsın? Çok yakışıklısın ' vs. gibi aldatmacalarına kanmadım ama annemin hatrı için girmeye karar verdim. Hem o kadar yokuş çıktık, en azından dinleniriz. Galoş giymemiz gerekiyormuş, haydiiii! Ağlayacaktım önce, oradakilerden çekindim, dudaklarımı büzüştürmekle geçirdim. Hani sadece bakıp çıkacaktık anne? Seni kandırıkçı... Aslında ağlayıp orayı dar ederdim herkese, annemin de sırtından ter akıtıp, içinden bir daha seni getireni cümlelerini geçirtirdim de... Yazık günah. Şu kadının bir kez de hevesi kursağında kalmasın istedim. Birazcık ta merak ettiğim doğrudur. İçeri adımı attık. Hah, al bir de burdan yak. Yer kalmamış, tıklım tıklım dolu, şahane!
Milletin ayak bastığı amfi basamağına sokulduk annemle. Sahneye bakış açısı idare ederdi. Ebeveynlerle birlikte 20-30 kişi vardık. Perde açıldı, sahneye tuhaf adamlar, abiler, ablalar geldi. Konuşmalar, piyano eşliğinde şarkılar, renkli ışıklar... Delirmişler herhalde dedim, delileri izlemek için bir de para verdik. Sonrasında da iyice gevşedim, neticede onlar da deli benim gibi. Rollerine de çok iyi hazırlanmışlar, emek vermişler, içten oynadılar. Çok beğendim doğrusu. 3-10 yaş oyunu olmasına rağmen 50 dk süren oyunu dikkatlice dinledim. Bizleri de oyuna katmaya çalıştılar, kimse oralı olmadı gerçi ! Hele bir de ' Hepiniz bizim karınca arkadaşlarımızsınız, hadi hep birlikte karınca olalım.' dediklerinde itirazımı sundum. Ben karınca değilim, ben bir insanım!
Derken oyun bitti... Keşke bitmeseydi. Epey dolaştım boş sahnede, etrafa rahatça bakındım. Bir daha geleceğim mutlaka. Yüzümdeki gülümseme, annemi de çok mutlu etti. Bu hafta son oyununu oynayacak, ' Karınca Kararınca ' Kaçırmayın!
Sırasıyla yüzümdeki ifadeleri takip edin , iyi eğlenceler :)
Off ya!
Hacı, ne anlatıyor bunlar?
Hmm, enteresaaann...
Eğlenceli valla, hadi kopalım
Ana, bitmiş, hoşçakalın, bizim eve de gelin
Millet niye dağılıyor? Daha seyredecektim, niye bitti ki?

Orta kararYaşlı teyze Tembel Cır cır böceği Çalışkan Karınca
Oyun esnasında, oyunun fotoğraflarını çeken teyze, beni özel çekmiş, facebook sayfasına koymuş. Yine favoriyim, kahretsin!
Oyundan kareler...
Görüldüğü üzere salon tıklım tıklım dolu. Amfi L şeklinde. Resimde görünen uzun taraf, sahne bakış açısı çok daha iyi. Ben diğer taraftayım.
2014 yaz / Şahh in Paradise Tatil Köyü
Yazar Özge Öztürk TOKEL 03:40 Etkinlik
Alternatif tatil tercih edenlerin düşünmesi gereken yerlerden biri bence. Tam benlik. Benim yaş grubumdaki arkadaşlarıma şiddetle tavsiye olunur. Koşa oynaya, havuza restorana gidebilirsiniz, asansörlere mahkum değilsiniz. Her yer yeşil, düz ayak, merdiven çok az. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Yemekler süper olmasa da lezzetli. Antalya-Olympos' a çok yakın. Fırsatı olan orayı da görebilir, üstelik Antalya merkez kadar sıcak bir yer değil.
Özellikle sorulan sorulardan bazıları da, annemle babam yanyana olamıyormuş, sıkılmıyormuymuşum. Yoo , hiç te öyle bir şey yok. Annemle babamla denizde birlikte vakit geçiriyorum. Erkek havuzlarının yakınlarındaki çocuk havuzunda da birlikteler. Yemekte de birlikteyiz. Onun haricinde zaten bizimkiler, dönüşümlü dinlenmeyi, uyumayı seven tipler. Annemle bayan havuzundayken babam, babamla bay havuzundayken annem dinleniyor ya da kendine özel vakit ayırıyor. Bence gayet makul. Hem bayan bayana nasıl eğleniyorlar bilseniz, hiç te sıkıcı demezsiniz. 6 yaşıma kadar bayanlarla takılmayı düşünüyorum:D

Tatil yollarında, alışveriş yaparken, ilk selfiem ve üzüm pestili halim
Sizmisiniz, ben zaten girmiyorum diye, zaten ağlıyorum diye, zorla beni denize sokan, girmiyorum işte!
Sırf gönlüm olsun diye Ankara'dan getirdiğimiz ve ön koltuğa paşa gibi kurulan devasa kum kamyonum. İlk günüm, daha süt beyazım.

Denize girmiycem, kumda oynıycam! Bakıyım dalga geliyo mu? Yok gelmiyormuş. 20 m mesafe var ama ya dalga gelirse?

Havuz gibisi var mı ya, ne güzel dalga yok tuz yok,
üstelik daha sıcak, daha ne olsun

Akşamları mini disco düzenleniyor, kreşe giden çocuklar hareketleri tekrar edebiliyor, ben biraz öküz-trencilik oynadım. Ama yine de çok zevkliydi.

Tavşan köpek kedi tavuk ne ararsan var. Tatil diye köye mi getirdiler bunlar beni, tongaya düştüm sanırım!
Çok yoruldum, deniz ve havuzdan sonra hamam keyfi, yatmadan önce de patlamış mısır keyfi.
Keşke hep tatil olsa!
(23-28 Haziran 2014)
(23-28 Haziran 2014)
Şşşt okuyoruz!
Yazar Özge Öztürk TOKEL 05:38 Etkinlik
Yaklaşık iki hafta önce, Optimum Outlet mağazasındaydık . Eğitim gönüllülerinin düzenlediği bir sosyal sorumluluk projesine katılma şansı buldum. 'Oku ve Hayal Et ' kapsamında düzenlenen bu proje, toplumda kitap okuma alışkanlığını geliştirmeyi hedefliyormuş. Tam bir kitap kurdu olarak, ben de katılmasam olmazdı tabii. Babamla çıkardık ayakkabılarımızı, aldık oradaki kitaplardan bir tane. Çok ta eğlendik. İsterseniz ablalar ya da abiler de yardımcı olabiliyorlar. Okuma bölümü haricinde, paravanla ayrılan kısımda boyama etkinliği de vardı fakat ona katılmaya vaktimiz olmadı.
hediye edilen ayıraçlarım
Eskiden bu tarz etkinliklere katılmak istemez, zorlarlarsa da ağlayıverirdim. Grup çalışması kavramım hiç yoktu, tahammülüm de. Artık yavaş yavaş, kalabalığa katılmak, neler yapıyorlar diye takip etmek, birşeyleri beraber yapmak hoşuma gidiyor. Yine de çok sıkıştırmaya gelemiyorum.
Bir de Türk milleti okumayı sevmez derler.
İşimi gayet ciddiye aldım.
Sonradan babamla kudurduk ama o kadarcık olacak.
Sincan evcil hayvan barınagı
Yazar Özge Öztürk TOKEL 03:54 Etkinlik
Hayvanat bahçesi denilen bir yere götürdüler beni. Adını tam anlamasam da düştük yola. Öyle hayvanat bahçesi dediğime bakmayın, meğer beni kekliyorlarmış. Sincan evcil hayvan barınağıymış adı. Çok haksızlık ta etmeyeyim tabi şimdi, 2 senedir kapalıymış bahçe, bizimkiler napsın.
Önce klasik yeşil alan ve kamelyalarla başladı alan. Aman, ne varmış burada dedim içimden, hadi evimize gidelim. Sonrasında her gördüğüm hayvan için ufak çaplı, ayrı ayrı şok geçirdim. En büyük şoku kömüş, camış, camız, manda her ne diyorsanız işte onda yaşadım :) O nasıl kıl, o nasıl bir siyahlık, kocamaaan, ödüm patladı resmen. Erkekliğime sığdıramadığım için, ' Artık bu parkta işimiz bitmiştiiiiir.' cümlesiyle olayı geçiştirmeye çalışsam da tırstığımı çaktılar galiba.
Açıkçası, başta beni yiyecekler zannediyordum, ta ki annem açıklama yapana kadar.
' Korkma oğlum, birşey yapamazlar, telin arkasındalar. '
Ay içim ne rahatladı! Ya telden geçerlerse? Ya tel yırtılırsa? Üzerime gelirlerse? Geçemezler dimi anne? Tamam tamam abarttım biraz ama tedbiri elden bırakamazdım.
Aysberg gibi, Fatikin köpeğine benziyo dimi?
Önce klasik yeşil alan ve kamelyalarla başladı alan. Aman, ne varmış burada dedim içimden, hadi evimize gidelim. Sonrasında her gördüğüm hayvan için ufak çaplı, ayrı ayrı şok geçirdim. En büyük şoku kömüş, camış, camız, manda her ne diyorsanız işte onda yaşadım :) O nasıl kıl, o nasıl bir siyahlık, kocamaaan, ödüm patladı resmen. Erkekliğime sığdıramadığım için, ' Artık bu parkta işimiz bitmiştiiiiir.' cümlesiyle olayı geçiştirmeye çalışsam da tırstığımı çaktılar galiba.
Açıkçası, başta beni yiyecekler zannediyordum, ta ki annem açıklama yapana kadar.
' Korkma oğlum, birşey yapamazlar, telin arkasındalar. '
Ay içim ne rahatladı! Ya telden geçerlerse? Ya tel yırtılırsa? Üzerime gelirlerse? Geçemezler dimi anne? Tamam tamam abarttım biraz ama tedbiri elden bırakamazdım.
Babaaaaa, baksanaaa
Abooooo, iki nane ( tane )
Babamın en sevdiğinden, çoban köpeği
-Baba bak, aslan! - Oğlum o köpek. -Yoo, aslan
-Baba bak, zebya! -Oğlum o köpek. -Ben de zebya zannetmişim.:D
Ne çok köpek var burda ya.
Kiraz atayımmı?
Anaaammm, bunlar da neymiş
Anne baksana, bu da beyaz olanı
Kimler gelmiş efendim kimler.
Daha uzun saplı olanı yok mu bunun?
Koruma alanımı iyice genişlettim, malum geride durmakta fayda var.
Bu arada, keçi nasıl geviş getirir bir ara göstereyim size, keçiden daha iyi bir performans sergiliyorum bu konuda. Çok eğlendim. Çok güzel bir gün geçirdim. Tavsiye olunur.
































